Sevgili Magentatrading ziyaretçileri, bugün “Schnook ne demek” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.
Schnook Ne Demek? Kayseri’de Bir Akşamın Bana Öğrettiği Garip Ama Duygusal Kelime
Bazen hayatımıza giren tek bir kelime, hiç beklemediğimiz bir kapıyı açar. Bazı kelimeler sadece sözlük anlamıyla kalmaz; bir anıyı, bir insanı, hatta yıllar boyunca unutamayacağımız bir duyguyu içinde taşır. “Schnook” kelimesiyle tanışmam da tam olarak böyle oldu.
Kayseri’de yaşadığım sakin bir kış akşamında, eski defterlerimi karıştırırken bu kelime karşıma çıktı. Ben günlük tutmayı çok seven biriyim. 25 yaşındayım ve bazen gün içinde yaşadığım küçük olayları bile birkaç cümleyle yazmadan rahat edemiyorum. Çünkü bazı duyguların içimde kaybolmasını istemiyorum.
O gün günlüğümün eski sayfalarını çevirirken, yıllar önce yazdığım bir cümle dikkatimi çekti: “Bazen insan iyi niyetinden dolayı kendini küçük düşürebiliyor ama yine de kalbini değiştirmemeli.”
Bu cümlenin yanına bir arkadaşımın bana söylediği bir kelimeyi not almışım: Schnook.
Schnook Kelimesinin Anlamı ve Bende Uyandırdığı Hisler
Schnook ne demek diye merak edenler için bu kelime, özellikle İngilizce ve Yidiş kökenli kullanımlarda saf, kolay kandırılan, biraz safça davranan, iyi niyetli ama bazen başkaları tarafından kullanılan kişi anlamına gelir.
Ancak benim için Schnook kelimesi sadece “kolay kandırılan insan” anlamına gelmiyor. Bu kelimeyi ilk duyduğumda biraz kırılmıştım. Çünkü bir insanın iyi niyetinin küçümsenmesi bana her zaman ağır gelmiştir.
Bana göre bazen insanlar fazla iyi oldukları için Schnook gibi görülebilir. Bir arkadaşına yardım eden, karşılığında hiçbir şey beklemeyen, sevdiği insanlara güvenen biri dışarıdan bakıldığında saf bulunabilir. Fakat gerçekten saf olmakla temiz kalpli olmak arasında büyük bir fark vardır.
Bunu anlamam için küçük bir olay yaşamam gerekti.
Kayseri’de Soğuk Bir Gün ve Eski Bir Dost
Geçtiğimiz yıllarda Kayseri’de çok yakın olduğum bir arkadaşım vardı. Adını burada vermeyeceğim ama benim için kardeş gibiydi. Bir gün zor durumda kaldığını söylediğinde hiç düşünmeden yanında oldum.
O dönem maddi olarak çok rahat değildim. Gençtim, kendi hayatımı kurmaya çalışıyordum. Buna rağmen elimden gelen desteği verdim. Çünkü dostluğun böyle zamanlarda belli olduğuna inanıyordum.
İçimde büyük bir heyecan vardı. Bir insanın hayatına küçük de olsa güzel bir dokunuş yapmak beni mutlu ediyordu.
Ama zaman geçtikçe bazı şeyler değişti.
Bana verdiği sözleri tutmamaya başladı. Aramalar azaldı. Mesajları soğudu. Önceden uzun uzun konuştuğumuz insan, artık birkaç kelimeyle geçiştiriyordu.
O günlerde çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Kendime sürekli şu soruyu sordum:
“Ben hata mı yaptım? İnsanlara güvenmek yanlış mı?”
Schnook Olmak Gerçekten Kötü Bir Şey mi?
Bir akşam Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken bu kelime tekrar aklıma geldi. Schnook.
Belki de arkadaşım bana farkında olmadan bu kelimenin hissettirdiği şeyi yaşatmıştı. İyi niyetim yüzünden kendimi kullanılmış hissetmiştim.
Ama sonra düşündüm.
Bir insanın kalbinin güzel olması neden bir kusur olsun?
Evet, bazen fazla inanıyoruz. Bazen insanların bizim kadar dürüst olduğunu düşünüyoruz. Bazen verdiğimiz değerin karşılığını alamıyoruz. Bunlar acı veriyor.
Ben de çok kırıldım.
Bunu saklamayacağım. O dönemde kendimi yalnız hissettim. İçimde büyük bir boşluk vardı. Çünkü kaybettiğim şey sadece verdiğim destek değildi; güvendiğim bir insandı.
Fakat zamanla şunu öğrendim: İyi olmak ile kendini korumak birbirinin zıttı değildir.
Bir Günlük Sayfasına Yazılan Gerçekler
O gece günlüğüme uzun bir yazı yazdım. Her zamanki gibi duygularımı saklamadım.
“Bugün kırgınım. Çünkü değer verdiğim biri beni hayal kırıklığına uğrattı. Ama yine de içimdeki iyiliği kaybetmek istemiyorum.”
Bu cümleleri yazarken gözlerim dolmuştu.
Çünkü bazen insanın en büyük korkusu, yaşadığı kötü deneyimlerden sonra değişmektir.
Ben de korkuyordum.
Bir daha kimseye güvenememekten korkuyordum. Yardım etmekten çekinmekten korkuyordum. Kalbimi kapatmaktan korkuyordum.
Ama sonra fark ettim ki sorun iyi olmak değildi. Sorun, herkesi kendim gibi sanmaktı.
Schnook Kelimesinin Ardındaki İnsan Hikâyesi
Schnook kelimesi aslında bana bir şeyi hatırlattı: İnsan ilişkileri çok karmaşıktır.
Bazı insanlar iyi niyetli kişileri gerçekten kullanabilir. Bazıları ise sadece kendi sorunlarıyla mücadele ederken farkında olmadan başkalarını kırabilir.
Bu yüzden birine Schnook demeden önce düşünmek gerekir.
Belki o kişi gerçekten saf değildir.
Belki sadece sevgiye, dostluğa ve insanlara inanıyordur.
Bence dünyada hâlâ güvenmeye değer insanlar varsa, bunun sebebi böyle kişilerdir.
Çünkü her şeye rağmen güzel davranmayı seçen insanlar, hayatın sert tarafına karşı küçük ama güçlü bir direnç gösterir.
Kendimi Yeniden Bulduğum An
Aradan zaman geçti.
O arkadaşlık eskisi gibi olmadı. Bunu kabul etmek benim için kolay değildi. Uzun süre içimde taşıdığım bir kırgınlık vardı.
Ama artık geçmişe baktığımda sadece üzüntü görmüyorum.
Bir ders görüyorum.
O olay bana kendi değerimi başkalarının davranışlarıyla ölçmemem gerektiğini öğretti.
Birinin beni anlamaması, benim yanlış olduğum anlamına gelmez.
Birinin iyi niyetimi kullanması, benim iyi biri olmamı değersiz yapmaz.
Schnook kelimesiyle tanıştığımda kendimi biraz küçümsenmiş hissetmiştim. Fakat şimdi bu kelimeye daha farklı bakıyorum.
Belki de bazen Schnook olmak, kalbinin hâlâ temiz kaldığını gösterir.
Schnook Ne Demek? Kısaca Hayatın İçinden Bir Cevap
Schnook; fazla güvenen, kolay inanabilen, biraz saf görünen kişi anlamına gelir. Ancak hayat bana gösterdi ki bu kelimenin arkasında çok daha derin bir hikâye olabilir.
Bir insanın iyi niyetli olması onu değersiz yapmaz.
Bir insanın yardımsever olması onu zayıf yapmaz.
Bir insanın sevgiye inanması onu küçük düşürmez.
Ben Kayseri’de tuttuğum günlüklerin arasında bu kelimeyi sadece bir tanım olarak bırakmadım. Ona bir anı, bir duygu ve bir hayat dersi yükledim.
Bugün hâlâ insanlara güveniyorum.
Ama artık kendimi de koruyorum.
Çünkü öğrendim ki kalbini açık tutmak güzel bir şeydir, fakat kendi değerini unutmamak daha da güzeldir.
Belki de hayatın en zor dengesi budur: Hem iyi kalabilmek hem de kendine sahip çıkabilmek.
Ve belki de gerçek mesele Schnook olup olmamak değildir.
Gerçek mesele, yaşadıklarına rağmen içindeki güzelliği kaybetmemektir.