Kör bakış ne anlama gelir? Hayata, insana ve bazen boşluğa dalıp gitme sanatı
Bugünkü rehber içeriğimizde “Kör bakış ne anlama gelir” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz.
Bazen bir arkadaş ortamında herkes kahkahalar atarken bir anda gözünüz bir noktaya takılır. Masadaki çay soğur, telefon ekranı kapanır, yanınızdaki arkadaşınız üçüncü kez “Beni dinliyor musun?” diye sorar ama siz hâlâ duvardaki küçük çatlağın hayat hikâyesini çözmeye çalışırsınız. İşte tam o anda meşhur “kör bakış” devreye girer.
Peki, kör bakış ne anlama gelir? Günlük hayatta genellikle kişinin bir noktaya boş boş bakması, gözleri açık olmasına rağmen çevresindeki detayları fark etmemesi, düşüncelere dalması veya kısa süreli bir kopukluk yaşaması anlamında kullanılır. Ancak bu ifade sadece gözlerle ilgili değildir. Bazen insanın hayata, olaylara veya karşısındaki kişiye karşı ilgisiz görünmesini de anlatabilir.
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak söyleyebilirim ki kör bakış konusunda oldukça geniş bir tecrübem var. Özellikle vapurda karşı kıyıya bakarken kafamda aynı anda üç farklı senaryo yazabilen biriyseniz, bu konuda uzmanlık belgesi almaya çok yaklaşırsınız. Gerçi benim uzmanlığım biraz garip: Dışarıdan sakin sakin otururum, içeride ise beynimde küçük bir toplantı salonu vardır ve herkes söz hakkı için kavga eder.
Kör bakış sadece boş boş bakmak değildir
İnsanlar çoğu zaman kör bakışı yanlış anlar. Birinin gözlerini bir noktaya dikmesi, onun ilgisiz veya umursamaz olduğu anlamına gelmez. Bazen tam tersine, o kişi fazla düşündüğü için dış dünyayla bağlantısı birkaç dakikalığına zayıflayabilir.
Mesela arkadaş grubunda şöyle bir an yaşanabilir:
“Ne düşünüyorsun?”
“Hiç.”
“Beş dakikadır duvara bakıyorsun.”
“Duvarın boyası neden böyle yapılmış onu düşünüyordum.”
“Sen gerçekten yorucu bir insansın.”
“Biliyorum ama duvar da biraz şüpheli duruyor.”
Aslında birçok insanın yaşadığı durum budur. Beden bulunduğu yerde durur, gözler karşıya bakar ama zihin çoktan başka bir şehre taşınmıştır. Hatta bazen zihnimiz o kadar hızlı hareket eder ki fiziksel olarak olduğumuz yerle düşünsel olarak bulunduğumuz yer arasında kilometreler oluşur.
Kör bakışın günlük hayattaki komik örnekleri
Kör bakış hayatın her alanında karşımıza çıkar. Özellikle genç yetişkinlik döneminde bu durum daha sık yaşanır. Çünkü bir yandan geleceği düşünürüz, diğer yandan geçmişte söylediğimiz saçma bir cümleyi gece saat üçte tekrar hatırlarız.
Örneğin markette yaşanan klasik bir sahne:
Kasiyer:
“Poşet ister misiniz?”
Ben:
“Evet.”
Kasiyer:
“Kaç tane?”
Ben:
“…”
Kasiyer:
“Efendim?”
Ben:
“Bir saniye, hayatımın genel yönünü değerlendiriyordum.”
Kasiyer:
“Poşet sayısını soruyorum.”
İşte o anki bakış tam anlamıyla kör bakıştır. Gözler açık, ruh başka yerde.
Bir de İzmir’in o güzel sahil yürüyüşlerinde yaşanan versiyonu vardır. Kordon’da yürürken insanlar denize bakar, martıları izler, müziğini dinler. Ben bazen denize bakarken aklıma “Acaba beş yıl önce verdiğim o cevabı neden öyle verdim?” sorusu gelir. Deniz, martı, gün batımı… Hepsi gider, yerine eski bir konuşmanın tekrar yayını gelir.
Kör bakış neden olur?
Kör bakışın birçok nedeni olabilir. Günlük yaşamda en yaygın sebep düşüncelere dalmaktır. İnsan zihni sürekli çalışan bir sistem olduğu için bazen çevredeki görüntüler arka plana düşebilir.
Düşünce yoğunluğu ve zihinsel yorgunluk
Bazen insanın kafasında o kadar çok konu vardır ki dışarıdan sakin görünürken içeride tam bir trafik yaşanır.
“Yarın ne yapacağım?”
“Bu mesajı neden böyle yazdı?”
“Acaba yanlış mı anlaşıldım?”
“Akşam ne yiyeceğim?”
“Geçen hafta söylediğim espri gerçekten komik miydi?”
Son soru özellikle tehlikelidir. Çünkü insan bazen yıllar önce yaptığı bir espriyi bile analiz eder. Benim gibi arkadaş ortamında sürekli şaka yapan ama eve dönünce “Acaba fazla mı konuştum?” diye düşünen kişiler için bu durum oldukça tanıdıktır.
Arkadaşlarım bana bazen şöyle der:
“Sen ortamın en komik insanısın ama eve gidince kendi performans değerlendirmene mi giriyorsun?”
Haklılar. Beynim bazen kendi kendine toplantı yapıyor ve toplantının başkanı da yine benim.
Duygusal dalgınlık
Kör bakış bazen duygusal durumlarla da ilişkilidir. Mutluluk, üzüntü, heyecan veya stres sırasında insanın dikkati farklı yönlere kayabilir.
Bir arkadaşınız size bir şey anlatırken bir anda sessizleşip uzaklara bakıyorsa, hemen “Beni dinlemiyor” diye düşünmek yerine onun kafasında başka bir şey olup olmadığını anlamaya çalışmak gerekir.
Çünkü herkesin görünmeyen bir iç dünyası vardır. Kimi insan bunu konuşarak yaşar, kimi insan sessizleşerek.
Kör bakış ve modern hayatın garip ilişkisi
Günümüzde kör bakış biraz daha ilginç bir hale geldi. Çünkü sürekli bildirim alan, sürekli bilgi tüketen ve sürekli bir şeylere yetişmeye çalışan insanlar olarak zihnimizin kısa molalara ihtiyacı var.
Telefon elimizde, bilgisayar açık, mesajlar geliyor, sosyal medya akıyor… Sonra bir anda kendimizi kahve bardağına bakarken buluyoruz.
Telefon:
“Yeni bildirim var.”
Beyin:
“Bekle, şu an hiçbir şeyi işlemiyoruz.”
Telefon:
“Ama önemli olabilir.”
Beyin:
“Ben şu an kahvenin köpüğünü inceliyorum.”
Bu küçük kaçış anları aslında insanın kendine ayırdığı kısa zamanlar olabilir. Her kör bakış anlamsız değildir. Bazen zihin sadece nefes almak ister.
Kör bakış ile ilgisizlik arasındaki fark
Kör bakışın en çok karıştırıldığı noktalardan biri ilgisizliktir. Bir insan dalgın göründüğünde hemen “Beni önemsemiyor” sonucuna varmak doğru olmayabilir.
Bir kişinin size bakıyor olması, sizi gördüğü anlamına gelmez. Aynı şekilde size bakmıyor olması da sizi umursamadığı anlamına gelmez.
Bazen insanın gözleri başka bir yerde, kalbi başka bir yerde değildir; sadece zihni kısa bir mola vermiştir.
Bunu anlamanın en güzel yolu iletişimdir. Küçük bir soru bile yeterlidir:
“Bir şey mi düşünüyorsun?”
Bu soru bazen bir insanın dünyasına açılan kapı olabilir.
Kendimizle dalga geçmeyi öğrenmek
Bence kör bakışın en eğlenceli tarafı, insanın kendisini fazla ciddiye almaması gerektiğini hatırlatmasıdır.
Çünkü hepimizin komik anları var. Hepimiz bazen anahtarımızı ararken anahtarı elimizde tutuyoruz. Hepimiz bazen telefonumuzu ararken telefonla konuşuyoruz. Hepimiz bazen bir odaya neden girdiğimizi unutuyoruz.
Benim favorim ise şu:
Bir yere oturuyorum ve ciddi ciddi düşünmeye başlıyorum. Beş dakika sonra fark ediyorum ki aslında hiçbir şey düşünmüyormuşum.
Sanki beynim bilgisayar ekranındaki yükleme simgesi gibi dönüyor.
“Ne düşünüyorsun?”
“Bilmiyorum.”
“Nasıl yani?”
“Düşünmediğimi düşünüyorum.”
Bu noktada insan kendi kendine gülmeye başlıyor.
Kör bakış bazen yaratıcılığın başlangıcıdır
Her ne kadar dışarıdan dalgınlık gibi görünse de bazı insanlar en yaratıcı fikirlerini bu anlarda bulur. Sessizce otururken, yürürken veya bir noktaya bakarken zihin farklı bağlantılar kurabilir.
Birçok fikir aslında yoğun hareket halinde değil, sakin anlarda ortaya çıkar. Çünkü insanın zihni bazen boşlukta dolaşırken yeni yollar keşfeder.
Kör bakış, doğru zamanda yaşandığında küçük bir hayal alanı oluşturabilir.
Bir gün vapurda camdan dışarı bakarken aklıma bir sürü fikir gelmişti. Dışarıdan bakan biri muhtemelen “Bu genç denizi izliyor” diye düşünürdü. Oysa içeride beynimde beş farklı konu, üç eski anı ve gelecekle ilgili birkaç plan aynı anda yarışıyordu.
İnsan zihni gerçekten garip bir yer.
Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Kör bakış ne anlama gelir” hakkında aklınıza takılan her şeyi Magentatrading üzerinden sorabilirsiniz.
Kör bakış ne anlama gelir? sorusunun en samimi cevabı
Kısaca söylemek gerekirse kör bakış ne anlama gelir? sorusunun cevabı, kişinin gözleri açıkken zihninin başka bir yerde olmasıdır. Bazen düşüncelere dalmak, bazen yorulmak, bazen hayal kurmak veya sadece kısa bir süre dünyadan uzaklaşmak anlamına gelir.
Kör bakış her zaman boşluk değildir. Bazen bir düşünce yolculuğudur. Bazen insanın kendi içine yaptığı kısa bir ziyarettir. Bazen de sadece “Ben şu an burada değilim, birazdan döneceğim” durumudur.
Hayat zaten fazlasıyla hızlı ilerliyor. Her an aktif olmak, her saniye dikkatli görünmek ve sürekli üretmek zorunda değiliz. Bazen bir duvara, bir manzaraya veya bir kahve fincanına bakıp birkaç dakika kaybolmak da insan olmanın güzel taraflarından biridir.
Yeter ki kör bakış sırasında kaybolduğumuz yerde kendimizi tamamen unutmayalım.
Çünkü bazen en komik, en yaratıcı ve en gerçek düşüncelerimiz, herkesin “Boş boş bakıyor” sandığı o anlarda ortaya çıkar.