Erdinç Hoca kimdir? Mahallenin Bilgeliğiyle İnternet Çağının En Merak Edilen Hocası
Bazı insanlar vardır, daha adını duyduğun anda kafanda bir karakter oluşur. “Erdinç Hoca kimdir?” sorusu da tam olarak böyle bir merakın kapısını aralar. Çünkü “hoca” kelimesi bizde sadece ders anlatan kişiyi ifade etmez. Bazen mahallede her şeyi bilen amcadır, bazen arkadaş grubunda herkesin danıştığı kişidir, bazen de hayatın karmaşasını iki cümleyle özetleyen o sakin insandır.
Ben İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak şunu fark ettim: Bizim nesil her şeyi internetten öğrenmeye çalışıyor ama hâlâ bir “hoca” figürüne ihtiyaç duyuyor. Çünkü Google sana bin tane sonuç çıkarabilir ama oturup çay içerken “Bak kardeşim, bu işin püf noktası şu” diyecek bir insanın etkisi bambaşka.
Gerçi benim de bazen kendime bakıp güldüğüm oluyor. Arkadaşlarım bana “Sen her şeyi fazla düşünüyorsun” der. Haklılar mı? Muhtemelen evet. Mesela gece saat 02.00’de telefonun şarjı yüzde 7 kalınca “Acaba hayatımda enerjimi yanlış yerlere mi harcıyorum?” diye felsefi kriz yaşayan bir insanım. Normal biri şarja takar, uyur. Ben ise şarj kablosunu takarken hayat muhasebesi yaparım.
Tam da bu yüzden Erdinç Hoca gibi isimler ilgimi çekiyor. Çünkü bazı insanlar sadece bilgi vermez, aynı zamanda düşünme biçimi kazandırır.
Erdinç Hoca kimdir? Bir isimden çok daha fazlası
Erdinç Hoca kimdir diye sorulduğunda aslında tek bir cevap vermek kolay değildir. Çünkü “hoca” kavramı çoğu zaman kişinin mesleğinden çok insanlara bıraktığı etkiyle ilgilidir.
Bir insanın hoca olarak görülmesi için mutlaka tahtanın önünde durması gerekmez. Bazen hayatın içinde verdiği küçük tavsiyeler, anlattığı hikâyeler ve olaylara yaklaşımı onu öğretici bir konuma getirir.
Mesela benim arkadaş grubunda da böyle biri var. Adı Mert. Çocuk aslında hiçbirimizin resmi danışmanı değil ama herkes bir sorun yaşadığında ona gider.
Geçen gün arkadaşım aradı:
— “Kanka, hayatım çok karışık.”
Dedim:
— “Ne oldu?”
Dedi:
— “Telefonum bozuldu.”
Ben de dedim:
— “Ben büyük bir travma bekliyordum, sen telefon diyorsun.”
Ama sonra düşündüm. Günümüzde telefonun bozulması gerçekten küçük bir felaket gibi algılanabiliyor. Çünkü bütün hayatımız o küçük ekranın içinde.
İşte burada insanın karşısına yol gösterici kişiler çıkıyor. Erdinç Hoca gibi isimler de insanların kafasındaki karmaşayı azaltan, olaylara farklı açıdan bakmayı sağlayan figürler olarak merak ediliyor.
Bir hocayı değerli yapan şey nedir?
Bence iyi bir hocanın en önemli özelliği her şeyi biliyor gibi davranmamasıdır. Çünkü bazen en güven veren insan “Bunu bilmiyorum ama beraber bakalım” diyebilen insandır.
Ben küçükken bütün büyükleri her şeyi bilen insanlar sanırdım. Babamın televizyon kumandası bozulduğunda hemen tamir edeceğini düşünürdüm. Sonra büyüdüm ve gördüm ki babam da bazen kumandaya vurup “Bunun da mı pili bitti?” diye söyleniyor.
Yani herkes insan.
Erdinç Hoca kavramının ilgi çekici tarafı da burada ortaya çıkıyor. İnsanlar sadece bilgi aramıyor. Samimiyet, deneyim ve gerçek hayattan gelen bakış açısı arıyor.
Çünkü kuru bilgi bazen insanı yoruyor. Hepimizin cebinde internet var. İstediğimiz bilgiye birkaç saniyede ulaşabiliyoruz. Ama o bilgiyi nasıl kullanacağımız konusunda hâlâ insanlara ihtiyaç duyuyoruz.
Erdinç Hoca ve günlük hayatın küçük dersleri
Hayatta bazı dersler vardır, hiçbir kitapta yazmaz.
Örneğin İzmir’de yaz günü otobüse binmek.
Bu başlı başına bir karakter geliştirme eğitimidir.
Sıcak 40 derece, otobüs kalabalık, herkes sessiz. Bir yandan klima çalışıyor mu belli değil, diğer yandan biri yüksek sesle telefonla konuşuyor.
O anda insan kendi kendine şunu soruyor:
“Ben gerçekten sabırlı biri miyim, yoksa sadece henüz yeterince sınanmadım mı?”
İşte hayatın küçük anları bize sürekli bir şey öğretir.
Bir hocanın görevi de bazen büyük bilgiler vermekten çok bu küçük detayları fark ettirmektir.
Erdinç Hoca kimdir sorusunun altında yatan merak biraz da buradan gelir. İnsanlar kendilerine yeni bir pencere açacak, olaylara başka açıdan bakmalarını sağlayacak kişileri takip etmek ister.
Arkadaş ortamında herkesin bir Erdinç Hoca’sı vardır
Bunu fark ettiniz mi bilmiyorum ama her arkadaş grubunda mutlaka bir “hoca” vardır.
Bizim grupta bu kişi genelde benim. Ama komik tarafı şu: Ben kendi hayatımı bazen toparlayamazken başkalarına tavsiye vermekte dünya markasıyım.
Arkadaşım:
— “Kanka ne yapmalıyım?”
Ben:
— “Öncelikle sakin kalmalısın.”
Aynı gece:
Ben saat 03.00:
“Acaba 5 yıl önce söylediğim o cümleyle insanları kırmış olabilir miyim?”
Yani başkasına huzur dağıtırken kendi içimde küçük bir kaos festivali düzenliyorum.
Ama galiba insan olmanın güzelliği de burada. Hepimiz biraz eksik, biraz komik ve biraz karmaşığız.
İyi öğreticiler de zaten kusursuz oldukları için değil, yaşadıkları deneyimleri paylaşabildikleri için değerlidir.
Erdinç Hoca kimdir sorusunun eğlenceli tarafı
Sitemizden Önerilen: Dumlupınar Belediye Başkanı kimdir ?
Bazı insanlar bir kişiyi araştırırken aslında kendilerini de araştırıyor.
“Bu kişi neden dikkat çekiyor?”
“İnsanlar neden onu dinliyor?”
“Bende eksik olan ne?”
gibi sorular farkında olmadan aklımıza geliyor.
Benim gibi fazla düşünen insanlar için bu biraz tehlikeli bir durumdur. Çünkü basit bir soru alıp üç saatlik düşünce yolculuğuna çıkarız.
Mesela arkadaşım:
— “Akşam ne yiyelim?”
Ben:
— “Yemek seçimi aslında insanın karakterini gösterir mi?”
Arkadaşım:
— “Kardeşim sadece pizza mı döner mi diye sordum.”
Ben:
— “Haklısın.”
Ama içimden:
“Acaba hayat seçimlerimiz de pizza ve döner arasında yaptığımız tercihler gibi mi?”
Evet, biraz yorucuyum.
Ama merak etmek de güzel bir şey.
Erdinç Hoca kimdir sorusu da insanların öğrenmeye, anlamaya ve keşfetmeye olan ilgisini gösteriyor.
Bilgi vermek mi, ilham vermek mi?
Bir insanın etkisi sadece anlattığı bilgilerle ölçülmez.
Bazen bir cümle yıllarca akılda kalır.
Çocukken bir öğretmenimin söylediği bir söz hâlâ aklımda:
“Bir şeyi bilmek önemli ama bildiğini doğru yerde kullanmak daha önemli.”
O zaman çok anlamamıştım. Çünkü çocukken tek hedefim okuldan eve gidip bilgisayar oynamaktı. Dünya meseleleriyle ilgim, annemin “Ödevini yaptın mı?” sorusuna verdiğim cevap kadardı.
Ama büyüyünce insan bazı sözlerin değerini anlıyor.
İyi hocalar insanlara sadece cevap vermez, soru sormayı da öğretir.
Çünkü gerçek gelişim hazır cevaplardan değil, doğru sorulardan başlar.
Erdinç Hoca kimdir? Günümüz insanının aradığı rehberlik
Bugünün dünyasında herkes çok hızlı yaşıyor.
Mesajlara hemen cevap vermemiz bekleniyor. İşler hızlı bitsin istiyoruz. Bir yere giderken bile haritaya bakmadan hareket etmiyoruz.
Ama insanın iç dünyası hâlâ eski hızında çalışıyor.
Kalbimiz bir uygulama gibi güncellenmiyor.
Bazen durup düşünmeye, dinlemeye ve anlamaya ihtiyaç duyuyoruz.
Bu yüzden insanlara yol gösteren kişiler her dönemde değerli olmuştur.
Erdinç Hoca kimdir sorusu da sadece bir kişinin kim olduğunu öğrenme isteği değildir. Aynı zamanda insanların bilgiye, deneyime ve samimi anlatımlara duyduğu ihtiyacın göstergesidir.
Kendimizle biraz dalga geçmeyi öğrenmek
Bence hayatta en önemli yeteneklerden biri kendine gülebilmektir.
Çünkü kendini fazla ciddiye aldığında hayat çok yorucu oluyor.
Ben mesela bazen aynaya bakıp ciddi ciddi “Bugün hayatımın en verimli günü olacak” diyorum.
Sonra yarım saat sonra koltukta oturmuş eski mesajları okuyorum.
Neden?
Bilmiyorum.
Muhtemelen insan beyninin gizli eğlence sistemi böyle çalışıyor.
Ama işin güzel tarafı şu: Hepimizin böyle komik tarafları var.
İyi insanlar, bize sadece büyük hedefleri değil, bu küçük insan hâlimizi de hatırlatır.
Sonuç: Erdinç Hoca kimdir sorusunun cevabı neden merak edilir?
Erdinç Hoca kimdir sorusu aslında insanların bir kişiden daha fazlasını aradığını gösterir. İnsanlar bilgi veren, düşündüren, güldüren ve hayatı daha anlaşılır hâle getiren kişilere ilgi duyar.
Çünkü hayat zaten yeterince karmaşık.
Bazen bir kahve eşliğinde edilen samimi bir sohbet, saatlerce okunan yazılardan daha etkili olabilir.
İzmir’in sıcak bir akşamında sahilde yürürken, arkadaşlarla oturup hayat üzerine konuşurken veya gece yatağa uzanıp “Ben acaba doğru yolda mıyım?” diye düşünürken hepimizin ihtiyacı olan şey biraz rehberliktir.
Belki de iyi bir hocanın gerçek görevi budur:
İnsana sadece ne düşüneceğini söylemek değil, nasıl düşüneceğini göstermektir.
Ve belki de bu yüzden bazı isimler merak edilir, araştırılır ve konuşulur.
Çünkü bazı insanlar sadece anlatmaz.
İz bırakır.