İçeriğe geç

Türk kahvesinden espresso olur mu ?

Türk Kahvesinden Espresso Olur Mu?

Hayat, bazen kafamızdaki tariflerle hiç örtüşmeyen bir şekilde, daha karmaşık ve zorlayıcı bir hale gelir. O kadar basit değilmiş gibi gelir her şey. Türk kahvesi ile espresso arasında da böyle bir fark vardır ya, bazen insan, basit bir soruya takılıp kalır: Türk kahvesinden espresso olur mu? Peki, gerçekten olur mu? Belki de cevap basit bir mantık hatasıdır; ama işte ben, o soruyu sorarak bir günde daha fazlasını keşfettim.

Bir Sabah, Kahve Kokusu ve Beklentiler

Kayseri’nin o kasvetli sabahlarından biriydi. Güne başlamak, alışkanlıklarımı sabahın erken saatlerine sıkıştırmak, saatlerce düşünüp sonra ne yapacağıma karar verememek… Ama bir şey vardı ki her zaman beni mutlu ederdi; kahve. Evet, tam olarak kahve. O kırmızı tütün kokusuyla, sarmalanmış sabahın soğuğunda, küçük bir fincanda dahi olsa bana büyük bir umut verirdi.

Türk kahvesi… O bir gelenek, bir kültür, bir ruh gibiydi. Annem her sabah, küçücük odama kahve kokusuyla girerdi. Kahve, sadece bir içecek değildi; her yudumda sanki dünyayı yakından tanıyordum, insanları, ilişkileri… O yüzden, o sabah, içimden bir şey geldi. Ya Türk kahvesiyle espresso yapmaya çalışsam?

Hikayem de işte burada başlıyor.

Birkaç Hıçkırık Arasında Bir Soru

Birkaç yıldır annemle her sabah kahve içerken, ona her seferinde şunu söylerdim: Bir gün, senin kahve tarifini daha da geliştirip, dünyayı değiştireceğim! Annemin gülümsemesi, bazen bir çocuk kadar saf, bazen de bir bilge kadar anlamlıydı. Ama bir gün, o gülümseme kayboldu. Ben de kaybolan bir şeyin peşinden koşan gençlerden biri oldum. Kendimi kaybettim. O yüzden, içimde bir boşluk vardı. Her sabah, kahvemi içerken bu boşluğu bir şekilde doldurmaya çalışıyordum.

Sonra bir sabah, evde kimse yokken, mutfakta yalnız başıma Türk kahvesini pişirirken, aklıma o soru geldi. Türk kahvesinden espresso olur mu? Bunu bir denemek istedim, hem de yalnızca kendim için. Yavaşça kahve cezvesini alıp, kaynamaya bıraktım. O an, kahve tanelerinin kaynamasıyla beraber içimde bir heyecan kabardı.

Türk kahvesi, her zaman bildiğimiz gibi yoğun, kremalı ve kararmış bir tadı vardı. Ancak espresso… Espresso başka bir şeydi. Bir dokunuşla bile kalbini çalan bir lezzet. Onun o eşsiz sertliği, pürüzsüz, yoğun tadı beni başka bir dünyaya götürüyordu. Yavaşça kaynamış olan Türk kahvesini cezveden fincana dökerken, bir yudum almayı hayal ettim. Ama o yudumda bir başka kahve içeceğinden bahsediyor gibiydim. Türk kahvesinden espresso olur muydu?

Bir Deneme, Bir Umut

Bir denemek istedim. Her şeyin bir başlangıcı vardır, dedim ve mutfakta harfiyen Türk kahvesinin espressoya dönüşme sürecine başladım. Fincanıma önce bir yudum Türk kahvesi döküldü, ardından o incecik bir espresso dökme hayaliyle üzerine sıcak su ekledim. Her şey birbirine karışmaya başladı, ama bir türlü o mükemmel fincanı bulamadım. Her şey kaybolmuş gibiydi, bir eksiklik vardı. Kahve olmalıydı ama başka bir şey olmalıydı.

Sonsuz beklentilerimle doluyken, birden kahvemi fincana dökmeyi unuttum. O an içimdeki boşluk yine kendini gösterdi. Bunu da mı başaramadım? diye düşündüm. Espresso olmak, bir Türk kahvesinin yeriyle bağdaşması ne kadar imkansızsa, belki de ben de hayatımın o kısmında bir şeyleri bekliyor ama bir türlü ulaşamıyordum.

O Kahve, O Duygu

Bazen insan, olduğu gibi kabul etmek zorunda kalır her şeyi. Espresso, bir kahvenin özel haliydi; yoğun, sert ve kısa ama kesinlikle tatmin edici. Oysa Türk kahvesi, bir masal gibiydi. Bir yudum alırsın, içine çekersin her anıyı, her anı biriktirirsin. Ama ne zaman bir anı ararsan, o an silinmiş olur. Hayatın ta kendisi gibi, bir kahve de beklediğini bulamayabilir.

Espresso ile Türk kahvesi arasında farklar vardır, ama belki de her ikisi de farklı zamanlarda bize gereklidir. Birinin yalnızca beklediğimiz anları var; öbürününse her şeyin tadı. Biri sabırlıdır, diğeri ise acelecidir. O yüzden, belki de ikisini bir arada sevmenin tam zamanıydı. Ya da belki de bir kahve, kendi hayatını anlatır. Örneğin, Türk kahvesinden espresso olmuyorsa, belki de insan kendi içinde farklı olmanın tadını almalıydı.

Hayat Bir Kahve Gibidir

Kayseri’deki o sabahın ardından, hayatımda bambaşka bir gün başladı. Kahve, içimdeki duyguları daha çok serbest bırakmaya başladı. Ve sonunda, her zaman bildiğimiz gibi kahveyle uyandım. O soruyu bir kenara bıraktım, Türk kahvesiyle espresso olamayacaksa da, her kahve beni farklı bir yere götürebiliyordu. Çünkü en güzel kahve, hayatın kendisiydi. O yüzden, her yudumda bir parça daha rahatladım, huzurlu bir kahve içtim.

Bazen, hayat da böyle bir şeydir: Soruların peşinden gidiyorsun ama asıl cevapları bulduğunda fark ediyorsun ki, aradığın şey farklıydı. Türk kahvesi de, espresso da, hayatın içinde bir şekilde birbirini tamamlar. Bu yazıyı yazarken de, bir kahve içerken her şeyin yerli yerine oturduğunu düşündüm. Beni bir süre daha taşırken, sadece kahve değil, içimdeki diğer her şeyin tadını çıkararak devam ettim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!