İçeriğe geç

Becayiş kalktı mı ?

Becayiş Kalktı mı?

Becayiş… Bir kelime, ama bir zamanlar hayatımızın tam ortasında bir kavramdı. Peki, bu günlerde hala bir anlamı var mı? İş dünyasında, ilişkilerde, gündelik yaşamda… Becayişin kalkması, kaybolması ya da sadece şekil değiştirmesiyle ilgili ne düşünüyoruz? Hadi gelin, bu konuyu biraz daha derinlemesine inceleyelim. Çünkü bazen kafamda bir ses, “Gerçekten becayiş kalktı mı, yoksa sadece bizim gözümüzden mi kayboldu?” diye soruyor.

Becayiş Nedir? Hangi Dönemde Hayatımızın Parçasıydı?

Becayiş, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir kelime ve dilimize özellikle ticaretle uğraşanların hayatına girmiş. Temelde, bir ürün ya da hizmetin takas yoluyla değiş-tokuşu anlamına gelir. Yani, “Ben sana bu, sen bana şunu” dedikten sonra iş anlaşması tamamlanır. Ticaretten sosyal ilişkilere kadar geniş bir alanda, pek çok toplumda becayiş bir gelenek halini almıştı. Ama tabii ki, her şey gibi becayiş de zamanla evrildi. Modernleşen dünyada, para devreye girmeye başladıkça, bu sistem biraz kenara itilmiş gibi görünüyor.

Mesela eskiden, Mahmut amca ile Ayşe teyze arasında geçen bir becayişi hatırlıyorum. Mahmut amca, bahçesindeki meyve ağaçlarından bolca elma toplar, Ayşe teyze ise ekmeğini taş fırında pişirirdi. Birbirlerine gelip elma verirken, “Al bak, senin ekmeğin de fırından sıcak.” şeklinde karşılıklı bir değiş tokuş yaparlardı. O zamanlar para belki de bu ilişkilerin içinde olmayan bir şeydi. Her şey bir elmanın ve ekmeğin karşılığıydı. Ama günümüzde, arada para olmadan yapılan bu takaslar neredeyse kaybolmuş gibi. Hatta bazen “Becayiş kalktı mı?” sorusu gündeme geldiğinde, bu tür basit ama samimi değiş tokuşları daha da özler oldum.

Becayişin Kaybolan Yeri: Modern Dünya ve Para

Peki, gerçekten becayiş kalktı mı? Yani, 2020’lerde artık kimse takas yapmıyor mu? Bence kalkmadı ama çok azaldı. Bugün, cebinde bir telefon olan herkes hemen hemen her şeyi para ile hallediyor. Özellikle sosyal medya çağında, insanın “beğenilme” isteği ve sosyal medya üzerinden “değer” kazanma arzusu, bir tür becayiş gibi işlemez mi? Yani, bazen bir fotoğraf paylaşırken değil mi, “Bu fotoğrafı beğenince insanlar beni daha çok sevecek” gibi bir kaygıya kapılıyoruz? İşte, bu da başka bir tür becayiş. Hem de dijital ortamda!

İstanbul’da ofisten çıkıp akşam yemeği için bir kafe arayışına girdiğimde, bu yeni becayiş türünü bir kez daha fark ettim. Bir restorana gidip oturduğumda, çoğunlukla birbirini tanımayan insanlar sadece sosyal medya paylaşımları yapmak için orada oturuyor. Yani yemek değil, “yemek fotoğrafı” yeniyor! Aslında bu da bir tür değiş tokuş değil mi? Sen bana güzel bir fotoğraf, ben sana ilgi gönderiyorum.

Günümüzde Becayiş ve Sosyal Adalet

Bir de işin sosyal adalet boyutu var. Eski becayiş kültüründe, birbirine yardımcı olmak, karşılıklı destek sağlamak önemli bir yere sahipti. Ama günümüzde becayişin kalkması, daha çok paraya dayalı bir sisteme yönelmemize yol açtı. Bu durum, en çok az gelirli, sokaklarda yaşayan ya da dezavantajlı kesimlerdeki insanları etkiliyor. Çünkü onların becayiş yapacak ne ürünü ne de fırsatı var. Paranın dışında takas yapabilecek şeyler ve kaynaklar neredeyse tükenmiş gibi. Hatta bu yüzden, bazen kafamda bir soru beliriyor: Bizim iş dünyamızda becayiş tamamen kaybolmuşken, sokaklardaki insanlar hala birbirine yardımlaşmak için çözümler üretiyor mu?

Mesela, her sabah işe giderken, metrobüs durağında gördüğüm o küçük köşe başındaki tezgâhta simit satan adamı hatırlıyorum. O adam, sabahları bir yerlerde çalışmaya giden insanların cebinde para olmasa bile, bir şekilde işini yapmaya devam ediyor. Hem de sıcak simit ve çay yerine, bir çikolatalı gofretle mi? Belki. Ama o insan her gün yeni bir becayiş yaratıyor. Yani cebinde para olmasa bile, simit ve gofret arasında bir değiş tokuş yapıyor. Bu, gerçekten hepimizin gözden kaçırdığı bir şey: Bazı insanlar, işin içinde para olmasa bile, becayişi hala sürdürüyor.

Gelecekte Becayişin Yeri Ne Olacak?

Geçenlerde sosyal medyada bir arkadaşım, bir grup insanın kendi aralarında “sadece değiş tokuş yaparak” geçinebilmek için bir sistem kurduğundan bahsediyordu. Para yerine takas yapan bir dünya tasavvuru… İlginç, değil mi? İnsanlar sosyal medya üzerinden birbiriyle becayiş yapmaya karar veriyorlar. Kimi çamaşır makinesi değiş tokuşu yapıyor, kimisi ise eski kitaplarını verip karşılığında yemek tarifi alıyor. Yani aslında, dijitalleşen dünyada becayiş bir şekilde yeniden ortaya çıkıyor gibi. Ama bu defa fiziksel değil, dijital ortamda. Gerçekten de “becayiş kalktı mı?” sorusunun cevabı kesinlikle hayır. Sadece şekil değiştirdi.

Sonuç Olarak

Becayiş kalkmadı, ama zamanla çok daha farklı bir hal aldı. Belki artık insanlar sabahları elma ve ekmeği takas etmiyor, ama dijital ortamda “beğeni” ya da “paylaşım” üzerinden de olsa bir tür değiş tokuş yapıyorlar. Hatta dijital dünyada, birçok küçük girişimci para yerine becayiş yapmaya çalışıyor. Yani, bir bakıma eskiye benzer bir dünya yeniden kuruluyor. Tabii, bu yeni becayiş şekli sadece gelir düzeyine değil, yaşam tarzına göre değişiyor. Ama günün sonunda, bir yerlerde hâlâ insanlar karşılıklı yardımlaşma, paylaşma ve değiş tokuş yapmaya devam ediyor. Belki bu eski gelenek kaybolmuş gibi görünüyor ama aslında hepimizin içinde bir şekilde var olmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet casinobetexper yeni giriş